TARİHİMİZİN AYDINLIK GÜNÜDÜR 19 MAYIS




Saygıdeğer Ankaralılar, Değerli Başkentliler,

 

Bugün Büyük Önder’in Samsun’a Çıkışının 97’inci yıldönümüdür… 19 Mayıs 1919 Ulusal Kurtuluş Savaşımız ve Şanlı Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kuruluşu açısından son derece önemli bir tarihtir, büyük bir dönüm noktasıdır… 19 Mayıs 1919 Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk'ün ulusal bağımsızlık mücadelesi doğrultusunda başlattığı Büyük Anadolu Yolculuğunun ve Milli Mücadelenin başlangıç tarihidir.

 19 Mayıs 1919 tarihi sadece modern Türkiye Cumhuriyeti için değil, tüm mazlum ülkeler açısından da bir dönüm noktası oldu. Savaş yorgunu, yokluklar içindeki milletimizin, dünyanın büyük güçlerine ve emperyalizme karşı verdiği bu mücadele, mazlum uluslara aydınlık bir yol açtı.

 Önemle belirtmeliyiz ki;

 19 Mayıs 1919 tarihi, ülkemizin makûs talihinin tersine çevrildiği bir kırılma noktasıdır.

19 Mayıs 1919 Ulusal Kurtuluş Mücadelemizin ilk adımının atıldığı tarihtir.

19 Mayıs 1919 Türk Milletinin ve Anadolu insanının Mustafa Kemal öncülüğünde bağımsızlık ateşini yaktığı gündür…

19 Mayıs 1919, yüzlerce yıldır geri kalmaya mahkûm bırakılmış ve en sonunda düşman çizmeleri altında onuru kırılmış Anadolu insanının yeniden ayağa kalktığı, şahlandığı; onurunun kırıldığında ve bağımsızlığının elinden alındığında tüm dünyaya neler yapacağını gösterdiği gündür.

19 Mayıs 1919 Büyük Önder’in, bağımsızlık aşkıyla başlattığı Büyük Anadolu Yürüyüşünün başlangıç tarihidir.

19 Mayıs 1919 Büyük Önder’in milletin ruhundaki “Ya İstiklal Ya Ölüm” yeminini biricik kurtuluş çaresi olarak görüp, uygulamaya koyduğu gündür. Türk Milletinin bağımlı yaşamaktansa ölmeyi tercih ettiğini simgeleyen gündür…

19 Mayıs 1919 yeni bir devlet ve millet yapılanmasıyla, modern ve çağdaş bir ülkeye, Cumhuriyet’e ve demokrasiye giden yolun ilk adımıdır...

 

            97 yıl önce Samsun’da atılan ilk adım Kurtuluş Savaşımızın başlangıç adımıdır. İlk hedef ise düşman kuvvetlerini bu topraklardan atmaktı… “Ya bağımsızlık ya ölüm” hedefiyle başlayan bu şanlı yolculuk sonunda zaferle sonuçlanmıştır… Ancak, kılıçla kazanılan zaferleri, izleyen dönemde kalemle pekiştirmek, güçlendirmek gerekiyordu… Bu amaç doğrultusunda da yeni nesli,  yani Türk gençliğini yeni bir ruhla yetiştirmek can alıcı bir öneme sahipti... Çağdaşlaşma ve hızla kalkınma amacı doğrultusunda bir yandan Türk Devrimleri uygulamaya konulurken, diğer yandan da geniş bir eğitim seferberliği ile Cumhuriyet’in kazanımlarına sahip çıkacak yeni neslin yetiştirilmesi süreci hızlandırıldı…

 Türk milletinin emsali görülmemiş bir zaferle sonuçlandırdığı kutsal mücadelesinde, sonraki hedefi Atatürk, “Çağdaş uygarlık seviyesinin üzerine çıkmak” olarak gösterdi. Atamız, bu çağdaşlık yürüyüşünü Kurtuluş Savaşı’nın sonraki aşaması olarak gördü, bu zorlu görevde yeni nesillere güvendi, onlara inandı. Ülkenin geleceğini gençlere emanet eden Mustafa Kemal Atatürk, çocukların ve gençlerin eğitimi için bizzat inisiyatif aldı, başöğretmen olarak kara tahtanın başına geçti. 

 İşte Türkiye’nin gençlerine verdiği önem, böyle bir tarihsel arka plandan süzülüp gelmektedir. Şanlı bir geçmişe sahip Türkiye Cumhuriyeti’nin şanlı bir geleceğe de sahip olması, eğitimle ve modern dünyanın imkanlarıyla donatılmış bir neslin yetiştirilmesiyle mümkündür.

 Oysa bugün, genç nüfusuyla 2030 yılına kadar önemli bir fırsata sahip olan Türkiye, bu potansiyelini yeterince kullanamamaktadır. Yapılması gereken, fırsat eşitsizliklerini gidererek çocukların yatağa aç girmeyeceği bir ülke kurmak, gençlerin gelişmiş ülkelerdeki yaşıtlarının yaşam standardına ulaşmasını sağlayacak eğitimi vermek ve bilgi ekonomisine doğru yol almaktır. Bunun tek yolu ise halen yolumuzu aydınlatan Büyük Atatürk’ün Türkiye için gelecek tasavvurunu doğru anlamaktır.

 Bu duygu ve düşüncelerle gençlerimizin, Ankaralı hemşerilerimizin ve tüm vatandaşlarımızın 19 Mayıs Atatürk’ü Anma ve Spor bayramını kutluyor; sevgi ve saygılar sunuyorum.

 Başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, Kurtuluş Savaşımızın tüm kahramanlarını 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nın yıl dönümünde bir kez daha rahmet ve şükranla anıyorum.